Murat Çeşmecioğlu

Kişisel Web Sitesi

Bu Haftam Nasıl Geçti (28 Haziran 2010)

Pazartesi günü öğleden sonra Özlem’le buluşup gecenin bi körüne kadar statik çalıştık. Bence gayet verimli bir ders çalışma oldu :) Giderken Prince of Persia: The Forgotten Sands oyununu indirmeye başlamıştım. Eve geldiğimde bitmişti.

Salı günü statik sınavına girdim. Çıktığımde en düşük 60 en yüksek 90 bekliyordum. Bu dersi geçememe gibi bir şansım yoktu zaten.

Çarşamba günüm yoğundu. Doktor kontrolleri ve alışveriş ile geçti günüm. Kendime çok güzel bir takım elbise aldım. Akşamüstüde yeni gözlüğümün siparişini verdim. Saçlarımı kestirdim. :)

Perşembe günü karşıya geçip Kübra’nın cdlerini götürdüm. Ordan Kabataş’a geçtim. Ardından Üsküdar, daha sonra dün sipariş verdiğim gözlüğümü almaya gittim. Akşam geldiğimde Prince of Persia oynamaya devam ettim ve bitirdim.

Oyunun sonunu güzel bağlamışlar fakat içim hala Warrior Within’i arıyordu. Dövüşler basitleştirilmiş, combolar azaltılmış, bitirişler eklenmiş. Gerçi adamların üstüne zıplayıp vurduğunuzda güzel bitirişler görmek mümküm. Ancak eskisi kadar bol kombinasyon ve çeşit yok. Tıkla-Tıkla-E-E-Tıkla-Tıkla yapmayı çok özledim :)

Cuma günü bir belge almak için okula gittim. Ayrıca statik-mukavemet dersinden AA ile geçtiğimi öğrendim :) Şöyle bir hesaplayınca sanırım 2.24 ortalamam oldu. :) Kübra’nın davetiyle akşam Büyükada’ya sinemaya gittim. Alacakaranlık: Tutulma filmini izledik. 00:45 vapurunu kaçırınca 01:30’a kadar sahilde gezdik. Son vapura binip eve döndüm.

Cumartesi günü Ankara’ya otobüs biletimi aldım. Uzun araştırmalardan sonra Pamukkale ile gitmeye karar verdim. Şunun şurasında 4 saatlik bir yolculuk. Bu kadar uzun araştırmaya gerek yoktu belkide ama olsun. Zaten tren bileti yoktu. Neden insanlar Ankara’ya gider ki? Deniz yok! Ben staj için gidiyorum o ayrı :) Öğlen Erdem’le görüştüm. Bana UniRock’taki hikayelerini anlattı :) Hava serinleyince almam gereken birkaç şeyi daha almak için dışarı çıktım. Akşamda Göksu’yle oturduk.

Pazar günü evdeydim. Sıcak havalardan nefret ediyorum. Dışarı çıksan duramıyorsun. Evin içinde eriyorsun. Tam bir paradoks. Akşam 6’da otobüsüm var. Bu nedenle bu yazıyı bugünden yayınlıyorum.

Yorum Yazın

İsim (gerekli)

E-Posta (gerekli)

İnternet sitesi