Murat Çeşmecioğlu

Kişisel Web Sitesi

Son final sınavım bu hafta salı günüydü.

Pazartesi günü bol bol statik – mukavemet çalıştım. Akşamda biraz televizyona bakındım. Sonrasında derse devam ederken yatağımda uyuyakalmışım :) Gece iki sularında kalkıp toparlandım ve tamamen yatağın içine girdim.

Salı günü sabahtan sınava gittim. Pek iyi geçmedi. Gerçekten zorlamış sınavda. Sonrasında eve döndüm. Evi toplarladım. Kimse olmayınca herşey bana kalıyor. Biraz bilgisayara takıldım. Sonrasında uykum geldi yattım. Ayrıca tatilim kısmen başlamış oldu. Asıl tatil staj bittikten sonra başlayacak.

Perşembe günü pek bişi yapmadım. Akşamüstü annem gelcekti onu karşıladım. Akşama herkes bizdeydi. Oturduk sohbet vs.

Cuma günü kardeşimin mezuniyeti için Kocaeli Üniversitesine gittik. Umuttepe denilen kampüs dağ başında bir yerde. Neyse ki kazanamamışım orayı :) Eve dönerken iş yerine uğraşıp köpeği aldık. Ordan Gözdağına gidip yemek yedik. Akşamada eve döndük. Yorgundum zaten. Gece dizi izlerken uyuyakalmışım.

Sabah yerimden fırlayarak uyandım. Çünkü 12’de DüşünTaşın Derneği’nin toplantısı vardı. Geç kalmamak için aceleyle evden çıktım. Ama 45 dakika erken gitmişim. Son yıllarda bol bol gideceği yere geç kalan ben bu sefer 45 dakika önceden gitmiştim.

Toplantıda pazar günü yapılcak olan kitap okuma etkinliğini hakkında konuştuk. Organizasyonda görev alıyorum. Çıkınca okula uğradım fakat kapalıydı. Notlarıma bakamadım. Pazartesiye kaldı artık. Sonrasında eve geldim. Yorgun, bitkin ve sıcaktan erimiş haldeydim.

Pazar günü sabahtan Elif’le Mecidiyeköy’de buluşup Ali Sami Yen stadına gittik. İçeri girip stadı gezdik. İnsanları nasıl içeri alacağımızı konuştuk. Sonra yavaş yavaş stadı doldurmaya başladık. 1,5 saat sonunda insanları almayı durdurduk. Daha gelen çok kişi vardı fakat sayım yapılacağı için bilet kesimini doldurduk. Statta 15 binden fazla kişi vardı. Sayımlarda çıkan bir sorun yüzünden rekorlar kitabı denemesi başarısız oldu. Olsun önemli değil. Zaten amacımız rekorlar kitabına girmek değil, Türkiyedeki kitap okuma oranını yükseltmekti. Biraz bile olsun işe yaradığımızı düşünüyorum. 15 bin kişinin hep bir ağızdan kitap okuması görülmeye değerdi :)

Ordan çıkınca yorgun ve bitmiş halde eve geldim. Akşamüstüne kadar dinlenip akşam yemeğini teknede yedik. Gecede böylece bitmiş oldu.

Bu yazıları çok uzattığımı hissediyorum…

Final haftasıydı bu hafta. Çok fazla birşey olmadı. Genelde okula gidip gelmeyle geçti. Çarşambadan itibaren hergün sınavlar vardı. En önemlileri arka arkaya koymuşlar zaten.

Bu sıcak havada haftalık yaptıklarım yazılmıyor gerçi. Havalar iyice ısınmaya başladı. Galiba bu sene erken oldu. Birde okuldan öğle vakti döndüğüm için metrobüste erime tehlikesiyle karşı karşıyayım :)

Salı gecesi pek uyuyamadım. Kardeşim eve köpek getirmişti. Sabaha kadar ağladı durdu balkonda. Onunla uğraştık bütün gece. Tam final zamanı yapılcak şey mi bu. Tatlı mı tatlı, şirin mi şirin bişey. Oyna oyna bitmiyor :)

Çarşamba: Ekoloji sınavı oldu. Çalıştığımdan çok farklı sorular geldi. Hepside yorum yapılması gereken şeylerdi. Yaptım yorumlarımı çıktım. Akşam yine köpekle uğraştık. Ben sıradaki sınava çalışmaya çalıştım arada. Baktım olmuyor, yattım.

Perşembe: En büyük sınav olan çevre kimyası vardı. Sanırım bütünlemeye kalacak bu sınav  :/ Sınavdan çıkınca eve döndüm. Bu akşam köpekle uğraşmadık. Çünkü finaller bitene kadar petshop’ta duracak. Finallerden sonra doğru yazlığa gidecek. Ama çok tatlı ya :)

Cuma: Bu haftaki son sınavım olan hidrolik finaline girdim. Ama sonucunu bilemiyorum. Umarım geçerim. Bütünlemeye kalırsa çok zor olacak. Sınav çıkışınca DüşünTaşın derneğinin toplantısına gittim. 13 Hazirandaki kitap okuma etkinliği hakkında konuştuk. Bende görevli oldum. Toplantı sonunda yemek yiyip eve döndüm.

Cumartesi: Evdeydim. Bilgisayarın başında oturdum akşama kadar. Hiç bişi yapmadım. Akşam Kavak Yelleri’nin sezon finalini izledim. Zaten takip etmiyordum. Bari son bölümü izliyim dedim. Ardından Eurovision’un puanlama kısmını seyrettim. Zaten şarkı yarışmasından çok politik bir yarışmaya dönüştü. Sonuçta Almanya kazandı. Almanya kazanınca bizde kazanmış olduk :) Bizim emo-apaçi tipli Manga’nın kazanamaması doğaldı. Almanyanın şarkısı hareketli ve güzeldi. Paylaşayımda tam olsun: [audio:http://www.fileden.com/files/2010/6/16/2888582/Muzik/Lena%20Meyer-landrut%20-%20Satellite.mp3|artists=Lena Meyer-Landrut|titles=Satellite]

Pazar: Genel olarak evdeydim. Sabahtan ders çalıştım. Köpek bu gecede bizde kalacaktı. Gece boyunca 2-3 kere dışarı çıkarttık. En sonunda sabaha karşı uyuyabildim.

Köpeğin ismini Köpük koydum ama hala kardeşimle anlaşmazlıklar oluyor. Arada da Behlül diyorum. Yakışıyor :)