Murat Çeşmecioğlu

Kişisel Web Sitesi

Eylemsizlik Prensibi

Benim gibi tembeller için eylemsizlik prensibi şudur: Duran bir cismin (yani benim) durmaya devam etmek istemesi, hareket eden bir cismin (yine benim) hareketine devam etmek istemesi.

Fakat gerçek hayatta sürtünmeyi hesaba katmak gerekiyor. Bu durumda duran bir cisim için sürtünme kuvveti bir sorun teşkil etmezken; hareket eden cisim için havanın yarattığı sürtünme kuvveti, harekete ters yönde olacağı için, bu cismin (evet, benim) durmak istemesine neden olacaktır :)

Çalışırken sıkılıp tembellik yapıyorum, tembellik yaparken ise sıkılıp çalışmak istiyorum.

Yazımı bir hikaye ile bitirmek istiyorum:

Juan öldüğünde kendisini hayatı boyunca hayalini kurduğu konfor ve güzelliklerle dolu harika bir yerde buldu. Beyazlar içinde biri yanına yaklaştı ve şöyle dedi:
– Her ne istersen almaya hakkın var: tüm yiyecekler, zevkler, eğlence… Hepsi emrine amade.
Buna müthiş sevinen Juan hayatta isteyip de yapamadığı her şeyi diledi, doya doya yaşadı. Bütün bu zevklerle dolu geçen yılların sonunda beyazlar içindeki adama gidip şöyle dedi:
– İstediğim her şeyi yaptım. Şimdi uğraşabileceğim bir iş istiyorum ki kendimi yeniden faydalı hissedebileyim.
– Çok üzgünüm, dedi beyazlı adam. Ama sana veremeyeceğim tek şey bu. Burada hiç iş yoktur.
– Sonsuza dek bezginlik içinde mi yaşayacağım yani? Tüm zamanımı böyle sıkıcı halde geçireceğime binlerce yıl cehennemde kalmayı yeğlerdim.
Beyazlar içindeki adam yavaşça Juan’ın kulağına eğildi ve şu sözleri fısıldadı:
– Sen nerede olduğunu sanıyorsun ki?

Yorum Yazın

İsim (gerekli)

E-Posta (gerekli)

İnternet sitesi